iPhone 6 Konsept Tasarımı

Apple bu sene içerisinde yeni bir iPhone duyurusu yapmaya hazırlanadursun, olası iPhone 6 tasarımların dair konsept videoları internette dolanmaya başladı.

Bu iPhone 6 tasarım videosunda ise kavisli ekrana ve 3 boyutlu kameraya sahip bir iPhone 6 tasarımı sergileniyor. Cihazdaki 3D kameranın 8 megapiksel çözünürlüğe sahip olduğu paylaşılmakta.

Galaxy S4 Mini'nin teknik detayları bir kez daha göründü

20 Haziran'da görücüye çıkacak modellerden bir tanesi de o olabilir.


Samsung Galaxy S4 Mini için söylenti detaylar gelmeye devam ediyor. Bir süre önce yaptığımız haberimizde, cihaza ait olduğu iddia edilen fotoğrafları ve teknik özellikleri sizlerle paylaşmıştık. Bugün, S4 Mini için yeni teknik özellik detayları yayınlandı.

Yeni detaylara göre, Galaxy S4 Mini'nin çift çekirdekli 1.7GHz değerde işlemcisi, 1.5GB RAM'i, 8MP ana kamerası, 2.1MP ön kamerası, 4.3 inç değerde Super Amoled ekranı ve Android 4.2.2 işletim sistemi bulunuyor.

Samsung, 20 Haziran tarihinde Londra'da bir etkinlik düzenleyeceğini, hem Ativ, hem de Galaxy S serilerine mensup yeni ürünler görücüye çıkaracağını duyurmuştu. Belki de bu ürünlerden bir tanesi Galaxy S4 Mini'dir. Beklemedeyiz...

Renault'tan yeni Twingo geliyor

Minik sınıfın kült modellerinden 'nun üçüncü nesli için başlayan geri sayım Twin'Z'den sonra Twin'Run konseptiyle sürerken, bu kez karşımızda seri üretime çok yakın görünen ancak 320 HP'lik gücüyle bir rüya olarak kalacak bir çalışma var.


Delilik ve dahil arasındaki o çok ince çizgide yürümek 'nun iyi bildiği ve başardığı bir şey. Hele söz konusu ortadan motorlu küçük lerse… Evet Fransızlar, Renault 5 Turbo ve Clio Sport V6 gibi başka hiçbir markanın üretmeye cesaret edemediği çılgınlıklara dahice imza attı. 80'li yıllarda 5 Turbo, 160 HP'lik gücü, 2000'lerin başındaysa Clio Sport V6, arka tekerleklerine aktardığı 254 HP ile olay otomobillerdi. Renault benzer bir aykırılığı şimdi de Twin'Run konseptiyle karşımıza çıkartıyor.

Markanın minik sınıftaki temsilcisi 'nun üçüncü neslinin ön sunumu olma özelliği taşıyan konsept, aynı zamanda daha önce tanıtılan Twin'Z konseptinin de evrimleşmiş hali olarak tanımlanabilir. Twin'Z'de yeni Twingo'nun ana hatlarını ortaya koyan Renault, Twin'Run'daysa artık bizi neyin beklediğini açıkça gösteriyor. Bir ralli otomobilinde karşımıza çıkacak karoser detaylarına sahip olan konseptin bir bütün olarak geneline bakıldığındaysa yeni Twingo'yu görüyoruz. Söylediklerimiz elbette konseptin motor yapısı için geçerli değil. Zira arka aksın hemen önünde yer alan ortadan yerleşimli V6, bir Twingo'da karşımıza çıkmaya çok uzak.

539246963488

Renault Megane Trophy'lerde görev yapan 320 HP gücündeki 3.5 lt'lik V6, 6 kademeli çift debriyajlı bir otomatik şanzımanla gücünü arka tekerleklere aktarıyor. Diferansiyel kilidi aktarmanın sürekliliği için görev yaparken, 4.5 saniyelik 0-100 km/s hızlanması ve 250 km/s'lik maksimum hız minik sınıf için ütopik değerler. Böyle bir Twingo muhtemelen yollarla asla buluşamayacak olsa da, Clio Sport V6'nın 1998 Paris Otomobil Fuarı'nda sadece bir fuar konsepti olarak tasarlandığını ancak gördüğü büyük ilgi üzerine seri üretime geçtiğini de unutmamalıyız.

Renault, Twin'Run konseptiyle bizlere gelecek tahminleri yaptırırken, aynı zamanda bugünden gerçek bir yeniliği de karşımıza çıkartıyor. Üçüncü kez üst üste markalar kategorisinde F1 Dünya Şampiyonu olan Fransız marka, bu başarıyı kompakt sporcusu Megane R.S.'in Red Bull Racing RB8 versiyonuyla kutluyor. Markanın yarış takımının Crepuscule Mavisi rengini ve Red Bull logolarını taşıyan özel versiyonda jantlar ve tamponlar da özel tutulmuş. İç mekanda da özel logolar kullanılırken, R-Link multimedya sisteminin 2.0 sürümüne yer verilip özel bir Red Bull uygulaması yüklenmiş. 265 HP gücündeki 2.0 lt'lik benzinli turbonun görev yaptığı özel Megane R.S.'te Cup şasi standart olarak sunulurken, araç 30 Eylül 2013 tarihine kadar satışta kalacak.

ProfitClicking 29 Mayıs Duyuru





Destek Haberleri


29 Mayıs 2013


Toplam ProfitShift İşlemler Dengesi Ayarı


Biraz sizin zaten fark etmiş olabileceğiniz gibi, temel hesap bakiyeleri zaman ve diğer önemli faktörlere para çekme ödeme kabiliyetini de dahil olmak üzere, Kar Tıkladığınızda mali sağlığı sürdürmek için ayarlanabilir edilmektedir.


Bu Frederick Mann kısa sürede uygulamaya yönetimi yönetti planı doğrultusunda tüm, ve bir kaç gün daha sürmesi bekleniyor.


Önümüzdeki birkaç gün içinde daha fazla ayarlamalar bekliyoruz lütfen.Sabrınız için teşekkür ederiz.


İşte Başarı için var! Kar tıklamak Destek Ekibi





Beynini yeniliyor!

Bilim dünyası semenderlerin bağışıklık sisteminde bulunan ve kaybedilen organların yeniden gelişmesini sağlayan hücrelerin  insanların da aynı özelliğe sahip olabileceği teorisiyle çalkalanıyor

Proceedings of the National Academy of Sciences Dergisi'nin araştırmasına göre; Avustralyalı araştırmacılar, semendelerin sahip olduğu ‘organları yeniden geliştirme’ özelliğini insanlara kazandırabileceklerini öne sürdü.

Monash Üniversitesi Yenileyici Tıp Enstitüsü’nden Dr. James Godwin, aksolotl (Ambystoma mexicanum) semenderlerinin sahip olduğu yenileme özelliğini insanlara kazandırmayı amaçlıyor.

Kalbini, kuyruğunu, omuriliğini ve hatta beynini yenileyebilen aksolotl, yetişkinliğe ulaşınca tüm uzuvlarını da yenileyebilmek gibi spesifik bir özellğe sahip.

Dr. Godwin, aksolotllarda yenileyici özelliği kazandıran faktörün, bağışıklık sisteminde yer alan makrofajlar olduğunu tespit etti. Godwin, hücreleri bakteri ve mantar gibi işgalcilere karşı koruyan öbemli hücreler arasında yer alan makrofajlar hakkında, “Sadece işgacileri yemekle kalmıyorlar, özellikle yapılacak onarıma karar veriyorlar” dedi.

Araştırma ekibi, semenderlerden makrofajları aldığında, canlılar organ ve uzuvlarını yenileme özelliğini büyük ölçüde kaybetti.  Makrofajların yaydığı kimyasalların yenileme süreci için büyük önem taşıdığına karar veren Dr. Godwin, “Yaraların doğasında belki de keşfetmediğimiz bir sırrı ortaya çıkarabiliriz” dedi.

Dr. Simon, ‘yenileyebilme özelliğinin yanıkların ortadan kaldırılmasında etkin olabileceğini’ söyledi ve “İnsanlar olarak evrim sürecinde belki de çok şanslı değildik. Bazı şeyler bizim için kaybolabiliyor” ifadesini kullandı.

Aylık 40 milyon aktif kullanıcıya ulaşan TuneIn, 25 milyon dolar daha yatırım aldı

Her ne kadar bir kısmı ülkemizde aktif olmasa da küresel çapta son derece önemli başarılara imza atan Spotify, Rdio ve Deezer gibi müzik girişimlerinden biraz ayrılmasına rağmen online radyo alanında öne çıkan TuneIn, 25 milyon dolar daha yatırım aldı.

Palo Alto/California merkezli girişimin kuruluşu 2002 yılına ve Dallas/Texas’a dayanıyor. Küresel çapta 70 binin üzerinde radyo istasyonunu dinlemeye imkan veren girişim, hem mobil platformlarda hem de web üzerinde kullanıcılarına hizmet veriyor.

Şirket yetkililerinin verdiği rakamlara göre 2013′ün ilk 4 ayında TuneIn kullanıcıları 1 milyar saatin üzerinde radyo dinlemiş. Ayrıca platformun aylık aktif kullanıcı sayısı da 40 milyon.

TuneIn, Institutional Venture Partners (IVP) liderliğinde, önceki yatırımcılar  Sequoia Capital, Google Ventures, ve General Catalyst Partners‘ı da içeren bir gruptan aldığı 25 milyon dolarlık yatırım ile birlikte toplam aldığı yatırım miktarı 47 milyon dolar olmuş. Yatırımın kullanılacağı alanların başında ise son zamanlarda artan kullanım ve kullanıcı sayılarını daha da yukarıya taşımak ve güçlü bir gelir modeli yaratmak geliyor.

Bu yatırımdan sonra TuneIn‘i özellikle gelir modeli yaratmak konusunda önemli bir süreç bekliyor. Küresel çapta 70 bin radyo istasyonu ve 2 milyona varan dijital metaryali (konser, röportaj ve podcast gibi) kullanıcılarına sunan şirket; dünyanın dört bir yanında oluşan içeriği, dünyanın farklı farklı noktalarına dinletiyor. Bu sebeple başarıyla oluşturulacak bir reklam ağı TuneIn’e çok şey katabilir. Diğer bir konu da kuşkusuz ücretli üyelik modelini.

Aynı zamanda TuneIn için kullanıcılarının hangi platformları kullandıkları da önemli. Şubat ayında web sürümünü de yayına alan TuneIn, mobil cihazlara baktığımızda sırasıyla iOS, Android (yaklaşık yüzde 95′lik bir oran iOS ve Android’e ait) ve BlackBerry’den dinleniyor, bu üçlünün ardından da çok küçük bir oranla Windows Phone geliyor. TuneIn için ilerleyen zamanlarda bu dengeyi korumak ve yönetmek de önemli bir kriter olacak.

Reklam kadar biraz daha sosyalleşmiş ve içeriği genişlemiş bir TuneIn’in ücretli üyelik modelinden de önemli gelirler elde edebileceğini söyleyebiliriz. Şirket hakkındaki gelişmeleri takip edip sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

Tim Cook: Google Glass’ın kitlesel bir ürün olacağına inanmıyorum

All Things Digital’in teknoloji konferansı D Conference bir kez daha geleneksel kırmızı koltuklarında Apple CEO’u Tim Cook’u ağırladı. Walt Mossberg ve Kara Swisher’in sorularını yanıtlayan Tim Cook konuşmasının bir bölümünde Google Glass ve giyilebilir teknolojiler konusuna değindi. Daha önce bu konudaki görüşlerime daha da inanmamı sağladı.

iOS daha açık bir platform olacak

Öncelikle Tim Cook’un giyilebilir teknolojiler konusunu oldukça önemsediğini söyleyelim. Cook’a göre bu alan oldukça derin ve zaman içinde çok sayıda şirket bu alanda iş yapacak. Daha da önemlisi belki de sırf bu yeni kilometre taşı Apple’ın 3. parti uygulamalara daha fazla yetki vermesinin önünü açacak.

Steve Jobs’un halefi kullanıcıların kötü bir deneyimle karşılaşmamalarına özen göstermek şartıyla daha açık bir platform olacaklarını dile getirdi. Tabii Apple’ın bu ‘kötü deneyim sınırını’ ne kadar ince göreceği konusunda detay vermekten kaçındı.

Gözlük kullanmak bir zorunluluk

Google Glass’a yönelik sorular geldiğinde ise Cook, ortada değerli bir ürün olduğunu ama genele yayılan, kitlesel bir ürün olamayacağının altını çizdi. Cook detaylara girmedi ama kullanım konusunda ileri sürdüğü nedenler benim söylediklerimle paralellik gösteriyor.

Gözleri bozuk olan Tim Cook gözlük kullanmanın bir zorunluluk olduğunu, kimsenin zorunda olmadıkça gözlük takmadığını söyledi. Google Glass için belli bir dikeyde tutunabilecek ürün olarak gördüğünü söyledi.

Kendisi de iOS ile bağlantılı bir spor bilekliği kullanan Tim Cook, Google Glass için konuşulan mahremiyet sorgulamalarına girmedi ama konu saat/bileklik şeklindeki ürünlere geldiğinde bu tarz ürünlerin daha cazip olduğunu, hemen herkesin kolunda bir saat görülebileceğine değindi.

Elektronik sigara zararlı mı?

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi, yı bırakmak isteyenler arasında son zamanlarda kullanımı yaygınlaşan konusunda araştırma başlattı.


nın yararlarını ve zararlarını ortaya koymak için bir araya gelen Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emel Köseoğlu ve Biyofizik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Bilgen ile Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Uğur, klinik ve deneysel araştırmalara başladı.

Doç. Dr. , AA muhabirine yaptığı açıklamada, elektronik da tütünün yanmasıyla oluşan, kanın oksijen taşıma kapasitesini bozan karbonmonoksit ve kanserojen olan tarın bulunmadığını söyledi.

Bugüne kadar yapılan anket çalışmalarında elektronik sigaranın yüzde 30 ile yüzde 80 arasında normal sigarayı bırakmaya, yüzde 70 ile yüzde 90 arasında da sigarayı azatmaya yardımcı olduğunun bildirildiğini ifade eden Uğur, elektronik sigaraya bağımlılığın ise normal sigaraya göre yüzde 25 ile 60 arasında olduğunu kaydetti.

Uğur, elektronik sigara kullanırken en sık boğazda rahatsızlık ve ağızda kuruluk gibi şikayetler ortaya çıktığını belirterek, bunları kullanıcıların en fazla dörtte birinin söylediğini, ayrıca her kullanımda oluşmadığının ve şiddetli düzeyde olmadığının ifade edildiğini anlattı.

Prof. Dr. Emel Köseoğlu ise 2003 yılında patent almış yeni bir ürün olan elektronik sigara üzerinde yapılmış bilimsel araştırma sayısının az olduğunu belirtti.

Mevcut çalışmaların da az sayıda kişi üzerinde gerçekleştirildiğine dikkati çeken Köseoğlu, şöyle devam etti: "Çalışmalarda içimde görülen rahatsızlıkların zaman içerisinde azaldığı belirlenmiştir. Ayrıca elektronik sigara içimiyle vücuda alınan nikotinin normal sigaradakine göre oldukça az miktarda olduğu bulunmuştur. Sigara içmemekle oluşan endişe, depresyon, açlık, düşük konsantrasyon gibi yoksunluk belirtilerini normal sigara kadar olmasa da giderdiği belirlenmiştir. Bu şekilde normal sigara içme isteğini azalttığı ortaya konmuştur."

"Toksik madde daha az"

Köseoğlu, normal sigarada 4 binin üzerinde kimyasal bulunduğuna dikkati çekerek, bunların 43'ünün kanserojen ve 400'ünün ise toksik olduğunu anlattı:

Elektronik sigaranın kartuş sıvısında ise toksik madde olmadığını ya da eser miktarda bulunduğunu belirten Köseoğlu, şöyle konuştu:

"Fakat kartuş sıvısının ısınması ile oluşan buharda eser veya az miktarda toksik madde varlığı saptanmıştır. Bu toksik maddeler normal sigaraya göre 9 ile 450 kez daha az olarak bulunmuştur. Yine elektronik sigara buharında çok ince partiküller saptanmıştır. Bunların sağlık üzerine etkileri net değildir. Ayrıca ısıtıcı ünite ile kartuşun birlikte imal edildiği kartomizer denilen bir bölüm içeren elektronik sigaraların, sıvısında ve oluşan buharında az oranda, çok küçük partiküller şeklinde metal parçacıkları gözlenmiştir. Bu metal parçacıklarının solunum sistemi hastalıklarına yol açma riski vardır.

Yapılan çalışmalarda ek olarak, kullanılan elektronik sigaranın tipi ve markası ile birlikte toksik ajanların miktarında değişiklik olabileceği gözlenmiştir. Ayrıca, elektronik sigara içilmesi ile normal sigara içiminde olduğu gibi kısa dönemde solunum yolu direncinde artma olduğu saptanmıştır. Pasif içicilik yönünden yapılan çalışmalarda ise normal sigara içiciliğinde ciddi oranda pasif içicilik varken e- sigara ile bunun eser oranda olduğu saptanmıştır. Ayrıca e-sigara içilmesi ile vücuda alınan nikotin miktarı normal sigaraya göre çok azdır. Bununla bağlantılı olarak e-sigarada görülen bağımlılık normal sigaradakinden daha azdır.

"Deneysel çalışma yapılmamış"

Konu yeni olmasından dolayı bilgi eksikliği olduğunu ve bu nedenle de objektif olarak irdelenmesi için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Köseoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Elektronik sigara ile ilgili literatürde yapılan çalışmalar kısa dönemde etkileri değerlendiren çalışmalar. Ayrıca az sayıda kişi üzerinde gerçekleştirilmişler. Uzun süreli çalışmalarla uzun dönemdeki etkiler değerlendirilebilir. Yine daha fazla kişi ile çalışmalar yapılabilir. Solunum sistemi, kalp ve damarlar ile kan hücreleri üzerine etkileri daha ayrıntılı incelenebilir. Bu konularda deneysel çalışmalar gerçekleştirilebilir. İçilen buhardaki partiküller ve sağlık üzerine etkileri konusunda çalışılabilir. Pasif içicilikle ilgili çalışmalar yapılabilir. Kişilerin hafıza ve dikkat gibi beyin aktiviteleri üzerine ve psikiyatrik durumları üzerine yaptığı etkiler incelenebilir. Bağımlılık ile ilgili çalışmalar yapılabilir. Diğer normal sigarayı bırakma yöntemleri ile karşılaştırılabilir. E-sigaranın normal sigaraya olan bağımlılığı azaltmak için kullanabileceği yollar, teknikler belirlenip geliştirilebilir. Daha sağlıklı ve normal sigarayı bırakmada daha etkili olabilmesi için değerlendirmeler ve çalışmalar yapılabilir."

Prof. Dr. Mehmet Bilgen de elektronik sigara hakkında deneysel çalışma yapılmadığına dikkati çekerek, "Erciyes Üniversitesinde elektronik sigara üzerinde birtakım klinik ve deneysel çalışmalar başlattık. Bu konuda bilgi almak isteyenler, ilgili araştırmacılar ve çalışmalarımıza iştirak etmek isteyen kişilerle temasa geçmekten memnuniyet duyarız" diye konuştu.

Kaynak: AA

3. Boğaz Köprüsüne Yavuz Sultan Selim ismi verildi

Dünyanın en geniş ve üzerinde raylı sistem olan en uzun asma köprüsü.


Boğaz'a yapılacak 3. köprünün temeli, İstanbul'un fethinin 560. yıl dönümü olan bugün atıldı.

Sarıyer Garipçe'de düzenlenen temel atma törenine; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile birçok bakan katıldı.

Temel atma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, köprünün adını 'Yavuz Sultan Selim' olarak açıklandı.

Beykoz Poyrazköy ile Sarıyer Garipçe arasına yapılacak 3. köprünün orta açıklığı bin 408 metre, kenar yaklaşım viyadükleriyle birlikte ankrajlar arası köprü uzunluğunun toplam açıklığı 2 bin 164 metre olacak. 10 şeritten oluşacak köprüde 8 şerit karayolu, 2 şerit ise tren yolu olarak kullanılacak.

Samsun'da tramvaylarda ücretsiz internet keyfi

Yolculara seyahat esnasında internete girme imkanı sağlanarak Türkiye'de bir ilke imza atıldı.


Samsun'da hafif raylı sistemde ücretsiz internet uygulaması hayata geçirilirken, bunun Türkiye'de bir ilk olduğu bildirildi.

Ulaşım sektöründe atölyede çalışan dünyada ilk ve tek kadın Elektrik - Elektronik Mühendisi, Elektrik Bakım Şefi Ümit Özsoy Bostancı'yı bünyesinde bulunduran Samulaş, tramvaylarına internet modemleri yerleştirerek yolculuk esnasında internete girme imkanı sağladı ve Türkiye'de bir ilke imza attı. Her tramvaya iki adet modem koyan Samulaş, yolcularına sınırsız ve ücretsiz bir şekilde internet hizmetini sağlamaya başladı.

Tramvayda internet hizmetinin Samulaş'ın bir projesi olduğunu belirten Samulaş Genel Müdürü Akın Üner, "Bizim yolcumuzun yüzde 60'a yakını üniversite öğrencisi ve çok büyük bir kısmı da teknoloji dostu yolculardır. Yolcularımızın birçoğu akıllı telefon kullanabilen, bilgisayarları elinde bulunanlardan oluşuyor. Biz bu yolcularımıza 'ücretsiz ve sınırsız internet hizmeti verebilir miyiz?' diye fikir alışverişi yaptık. Bunun ardından da Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirdik. Turkcell ile görüşerek onlarında teknolojik imkanlarını bizimki ile birleştirdik. Her tramvaya 2 adet modem yerleştirdik. Bu sayede 250 yolcu aynı anda sınırsız ve ücretsiz bir şekilde internete bağlanabilir hale geldi. 35 dakikalık bir yolculuk sırasında rahatlıkla internet üzerinden yolcularımız isterlerse kendi ödevlerini yapabilecekleri gibi sosyal medya üzerinden iletişim kurmalarını da sağlayabiliyoruz" dedi.

Akın Üner proje hakkında şu bilgileri verdi: "Bu projemizi çok uygun koşullarda Turkcell ile reklam anlaşması karşılığında yaptırdık. Bize sadece sıradan internet bağlantısına harcadığımız hizmet bedeli yansıdı. Bu hizmetimizin devreye girmesinden sonra İstanbul, Eskişehir ve Konya gibi raylı sistem işleten birçok ilimiz de bizimle temasa geçip bilgi aldı. Geçtiğimiz günlerde Samsun'da düzenlediğimiz uluslararası toplantıda bizim gibi raylı sistem gibi işletmecileri olan Norveç, İsveç ve İtalya gibi ülkelerden yetkililer de böyle bir hizmetin Avrupa görmediklerini söyledi. Yaptığımız bu projenin Avrupa'da örneği olup olmadığını bilmiyoruz ama Türkiye'de bir ilktir. Bu hizmetimizin bize olumlu yansılamaları oldu."

Samulaş'ın Samsun'da ilk teknoloji şirketi olma vizyonuna sahip olduğunun altını çizen Üner, "Yakın gelecekte yine Türkiye'de ilk ve dünyada öncü projeler üzerinde çalışıyoruz. Kısa süre içerisinde bu projeleri de Samsun halkının hizmetine sunacağız" şeklinde konuştu. Tramvaylarda internete giren vatandaşlar ise, uygulamayı çok beğendiklerini ve faydalandıklarını söylüyor.

Kaynak: İHA